ÜSTÜN YETENEK: AVANTAJ MI DEZAVANTAJ MI ?
- Lotus Danışmanlık
- 16 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur

ÜSTÜN YETENEK KAVRAMI NEDİR?
Üstün yetenekliliğin sadece üstün zekaya sahip olma ile sınırlı olmamasından dolayı günümüzde üstün zekâ kavramı yerine üstün yetenekli kavramının kullanımı tercih edilmektedir.
Her çocuğun gelişimi benzersizdir. Ancak üstün yetenekli çocukların yaşıtlarına göre bedensel, bilişsel, dil ve sosyal/duygusal alanlarda gelişimsel farklılıkları vardır.
Morelock üstün yetenekli çocukların gelişim özelliklerine dikkat çekmiş ve üstün yetenek tanımını “Normal standartlardan nitelik ve nicelik olarak farklılaşan ve ileri bilişsel becerileri uyumsuz (asenkronik) gelişim” olarak yapmıştır. Uyumsuz (asenkronik) gelişimin anlamı, çocukların bilişsel gelişiminin fiziksel ve duygusal gelişimlerinden daha hızlı olması ve bazı ilginç sorunlar ortaya çıkarmasıdır.
Örneğin; beş yaşında olan ama zihinsel olarak sekiz yaş düzeyindeki bir çocuk, düşüncelerini motor becerilerini kullanarak ifade etmede güçlük çekebilir. Üstün yetenekli çocukların hayat deneyimlerindeki aşırı yoğunluk bu çocukları duygusal olarak karışıklığa yöneltir. Üstün yetenekli çocuklar için kendi yaşına ait gelişimsel standartlar uygun değildir; yaşıtlarına göre daha karmaşık oyunlarla ilgilenirler ve akademik olarak yaşıtlarından daha ileridelerdir. Karmaşık oyunlar icat edip oyun arkadaşlarını yönlendirmeye, kontrol etmeye çalışabilirler (Webb, 1994, s. 529).
Üstün yetenekli çocuklar çoğunlukla duyarlı, özellikle aileleri tarafından kendilerinden çok şey beklenilen ve desteklenmeye gereksinim duyan çocuklardır. Bu nedenle üstün yeteneğe sahip çocukların genel özellikleri ne kadar iyi bilinirse, bu özelliklere sahip çocukları belirlemek ve yol haritası çizmek de o kadar kolay olur.
Üstün yetenekli çocuklarda genel olarak gözlenen bazı özellikler şunlardır;
Bebeklikte olağanüstü hareketlilik
Zihinsel/Duygusal aşırı duyarlılık
Gelişimsel dönüm noktalarında (yürüme, konuşma vb.) hızlı ilerleme
Geniş hayal ve imgeleme gücü
Olağanüstü hafıza gelişimi
Mükemmeliyetçilik
Dışlanma
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARDA DIŞLANMA
Sosyal dışlanma, üstün yetenekli çocukların sosyalleşmeye başladıkları özellikle de ilkokul çağında yaygın olarak karşılaştıkları problemlerden birisidir. Sıradan akranlarına göre farklı düşünme biçimleri ile öne çıkan üstün yetenekli çocuklar, yaşıtları tarafından anlaşılmakta güçlük çekebilirler, “farklı” ya da “uyumsuz” olarak algılanabilirler. Grup içi oyunlarda veya sınıf içi etkinliklerde kendilerini dışlanmış hissedebilirler. Üstün yetenekli çocukların maruz kaldığı bu dışlanma üç şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Birinci tür dışlanma; üstün yetenekli çocukların kendilerine özgü yeteneklerinin, akranları ve çevresi tarafından farklı olarak adlandırılıp, onları sosyal grupları içerisine almayarak bilinçli olarak yapılan dışlanmadır. Bu tür dışlanmanın kaynağı kıskançlık da olabilir.
İkinci tür dışlanma ise; üstün yetenekli çocukların yapmaktan zevk aldıkları etkinliklerin akranlarından farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu çocukları sosyal arkadaşlığın yanı sıra zihinsel arkadaşlık da kurmaya çalıştıkları için zihinsel olarak kendi düzeylerine daha yakın çocuklar ile arkadaşlık etmeyi tercih etmektedirler. Akranları arasında da benzer arkadaş arayışı içine girdiklerinden dolayı istemeseler de zamanla yalnızlaşmaya başlayabilmektedirler.
Üçüncü tür diye adlandırdığımız dışlanma ise üstün yetenekli çocukların kendilerini akranlarından ve çevresinden ayrıcalıklı olarak görmesinden kaynaklanan, üstün yetenekli çocuklar tarafından bilinçli olarak yaratılan dışlanmadır.
Üstün yetenekli çocukların kendilerine has gelişim özellikleri nedeniyle yaşanabilecek sorunların önlenmesi için, onların önceliklerinin, özelliklerinin farkında olunması ve buna uygun bir tutum sergilenmesi büyük önem taşır. Sosyal ve duygusal yönden yeterince desteklenen üstün yetenekli bir çocuk; özgüveni yüksek, iletişime açık, sağlıklı ilişkiler kurabilen, çevresiyle uyumlu gelişim potansiyeline sahiptir. Üstün yetenekli çocukların tüm özelliklerinin dışında onların da birer çocuk olduğu, çocuk gibi davranmaya gereksinim duydukları unutulmamalıdır.
BAŞAK FAZLI




Yorumlar