top of page

NEDEN TERAPİ ALMALISIN?






Bazen hayat bizi çok zorluyor.

Bazen?

Bu ifade fazla iyimser oldu.

Düzelteyim... Hayat bizi sıklıkla zorluyor. Fiziksel, zihinsel olarak o kadar mücadele etmemiz gereken durumla karşılaşıyoruz ki çoğu zaman farkında olmadan yıpranıyoruz. Bu yıpranmışlık derecesine göre de ruh ve beden alarm vermeye başlıyor.

Yataktan çıkmak istemediğin günler oluyor. Ne yaparsan yap hiçbir aktivitenin keyif vermediği günler. Bazı geceler aç olmadığın halde yediğin abur cuburlar, bazen doymak bilmediğin, bazense yemek yemeyi bile unuttuğun dönemler geçiriyorsun.

Kalabalık, keyifli bir ortamda aniden için doluyor bazen, ağlama isteğinle mücadele ediyorsun. Bazen sosyalleşmekten eve girmek istemiyorsun ya da tam tersi… İnsan görmek istemiyorsun.

Bazen iz bırakan bir olay yaşıyorsun. Belki bir ölüm, belki bir aldatma veya ayrılık. Nasıl başa çıkacağını kestiremiyorsun. Alkol alıyorsun. Antidepresan alıyorsun. Kilo alıyorsun.

Bekliyorsun… Bekliyorsun.

Bu hissettiklerimin bir sonu var mı? Daha ne kadar dibi göreceğim? Diye kendine soruyorsun.

Ve yine bekliyorsun.

Sonra bu dönemler öyle ya da böyle bir şekilde geçiyor. Benzer olaylar hayatında tezahür etmediği sürece kafanın içindeki sesleri susturup olayları güzelce zihninin arka bahçesine gömüp devam ediyorsun.

Bir şekilde yeniden kendini aynı olayların içinde buluyorsun. Bütün yaşadıkların başa sarıyor. Kocaman bir kısır döngü.

Kendine yaşadıklarınla ilgili sorular sormak bu noktada önemli oluyor. Ama soruların gücü ne kadar fazlaysa o kadar iyileştirici oluyor ve çoğu zaman bunu başaramıyoruz. Kendimize güçlü sorular soramıyoruz.

Terapi almanın gücü de buradan geliyor. Zihninin köşe bucak kaçtığı ve kendine yöneltmeye cesaret edemediğin soruları karşındaki koltukta oturan kişiden duyuyorsun. Kulakların uğulduyor, bazen inkar ediyorsun. Bazen ise savunma mekanizman devre dışı kalıyor. Ama ne olursa olsun saklandığın o delikte buluveriyor seni. Bu yüzden terapiye gitmeyi önemsiyorum.

"Daha kaç kez aynı durumlar içinde kendimi bulacağım?" sorusunun cevabının sende saklı olduğunu fark ediyorsun.

Hayatında kıramadığın döngüleri keşfediyorsun. Biraz da kendini anlamaya başlıyorsun. Çocukken yaşadıkların yetişkin bedeninde nasıl bir yankı uyandırıyor? O yankıyı duyuyorsun.

Bazı seanslardan sonra daha da kötüye gittiğini düşünüyorsun. Cevap aradığın sorular ağır geliyor. Yüzleşme cesaretini henüz kendinde bulamadığın için bazen dış dünyadaki uğraşlarını arttırabiliyorsun. Belki saatlerce temizlik yapıyorsun, çok uyumaya başlıyorsun, hesapsız para harcamaların artıyor veya kendini işine fazla kaptırıyorsun düşünmemek için.

Ama korkma, bunlar iyiye işaret. İyileşmek de oldukça sancılıdır ve iyi şeyler zaman alır.

Fiziksel bir problem yaşadığımızda semptomlar artmadan çözmek için doktor randevusu alıyoruz. Fakat psikologların ve psikiyatristlerin işlerini zor kılan şey; İnsanların semptomlarla değil, semptomlar yüzünden günlük hayatını devam ettiremez hale geldiği dönemlerde başvuruyor olması. Kendimizi dinlemeli ve ihtiyaçlarımızı zamanında gidermeliyiz. Doğan Cüceloğlu hocamın da dediği gibi, "Geçmişi ve geleceği ile sohbet edebilen bir insan olmak önemli ve anlamlı bir gelişim aşamasıdır."

Hiperkomplike bir mekanizma olarak dünyaya geldik. Bu yaratılış farkımızın evrende bir anlamı varsa, o anlam ilk önce sende başlamalı. Evet belki yaşadıklarını değiştiremezsin ama yaşadıklarınla baş etme şeklini değiştirebilme gücüne sahipsin.

İçindeki gücü küçümsemediğin ve kendinle kurduğun ilişki bağlarının her geçen gün kuvvetlendiği bir hayat dilerim.



İrem EYİCAN





 
 
 

Yorumlar


Beyaz arkaplan
Adres

Hürriyet Mah. Girgin Sokak, No:13 Kat:2

Daire:6 B Blok

Karadağ Plaza

Süleymanpaşa /Tekirdağ

Beyaz arkaplan
Telefon
0535 406 62 46 
Beyaz arkaplan
Email
Beyaz arkaplan
  • Whatsapp
  • Instagram
  • Facebook
  • LinkedIn
bottom of page